Havanın iki gündür yağışlı olması tetiklemişti bizi. Kuzenlerim ve ben “Hava yağışlıydı, bugün iyi. Yağıştan sonra iyi balık olur” düşüncesi ile çıktık yola. Yanımda; üç kuzenim, bir şişe JB ve balıkçıdan aldığımız uzun bıyıklı, turuncu turuncu böcekler.. (karides)
Marmara denizinin Pendik sahiline konuşlandık. Oltaramızı balık tutma hevesi ile açmaya başladık. Kuzenim, o bıyıklı, küçük böceklerin kabuklarını somaya başladı. Yem yapmak için tabiki. Balıklar yesin diye.
Saldık oltaları denize. İlk mezgiti yakalayan Ziya kuzen oldu. Daha sonra Ziya’nın oltaya bir balık daha takıldı. Biz de seyrediyorduk Ziya’nın oltayı çekişini. Oltanın ucu o kadar eğilmişti ki aklımıza, “Acaba iki tanemi var?” sorusu takıldı. Ziya hevesli hevesli oltayı çekerken, misinanın sonuna yaklaşmıştı. Oltayı tamamen çektiğinde ise ne görelim! Oltayı bir yengeç yakalamış.
Çok komik ve enterasan bir durumdu. Çok güldük.
Derken, “Gülme komşuna gelir başına” atasözünü unutturmadık. Aynı şey, minik mezgit balığını tuttuktan sonra benim başıma geldi. Oltayı çekerken o kadar ağırdı ki!.. “Aha da geliyor!” dedim. Çektim, çektim, çektim. Bir de baktım, yengeç. Ha ha ha!..
Sonuç olarak bugünkü hasılat çok kötüydü. Akşamı 2 mezgit, 2 yengeç ile kapattık. artık bir dahaki gidişimizde iyi bir hasılat yaparız.
Merhaba bay emrahca nasılsın ben kenan özletiyorsun kendini ayıp olmuyormu senın çalışmaların ban hep hırs veriyor görüşmek üzere başarılar yardimci…
Teşekkürler Kenan abi. Sizleride özledim. En kısa zamanda görüşürüz inşallah.
amcaoğlu nbr
ıstakoz diil laa
karides
İyilik amcaoğlu. Dalgınlıkla ıstakozla karidesi karıştırdık.
Düzeltme yapılmıştır.
yengeçler iyi para eder satsaydınız işte kodamanlara