O hep oradaydı zaten , doydukça, aç kalmadıkça,ve kuyruguna basılmadıkça sessiz sakin pusuya yatmış şekilde beklemekte zaten beynimizin derinliklerinde.ve bu hayvam o kadar tehlikeli ve bir o kadarda korkunçki dünyanın en tehlikeli hayvanları bile yanında evcil kalır.Şimdi ben içimdeki o hayvanı gemlemekle meşgulum ,ve şimdi anlıyorum ki , aslında suçlu olanlar genelde sutre gerisinde olanlarmış,kendi halimde yaşadıgım hayatı ,cehenneme çevirdin sen bunu nasıl becerdin , nasıl bir anda şeytanlaşabildin,nasıl bir anda ruhumun derinliklerine saldırıp o içimdeki hayvanı harekete geçirdin ,şimdi ben nereye gidecegimi,ne yapacagımı bilmeden ,kuduz olmuş bir köpek misali ,önüme gelecek ilk insanı parçalamak için ,dişlerimi bileye bileye bekliyorum pusuda.
İmkansız Aşk
hep imkansız aşklar peşinde koştum yıllar yılı .ilk aşkım komşu kızı sebahat abla oldu bendaha 4 yaşındayken o 20 yaşındaydı ikincisi ilk okul ögretmenim oldu ,üçüncüsü sezen aksu,dördüncüsü ajda pekkan ,beşincisi madonna altı,yedi sekiz devam etti yıllar yılı .hepsinin tek ortak nıoktası bana yıldızlar kadar uzak olmalarıydı , ama sevdim ben onları çocukça sevdim ,insanca sevdim ,tutkuyla sevdim ,ve yıllar yılı yaşattım o sevgiyi içimde ,sonra yine ünlü birine aşık oldum herkesin tanıdıgı
onuda sevdim hemde çok sevdim .içimde o kadar büyüttümkü aşkımı ,artık taşıyamıyordum paylaşmalıydım o aşkı ,ve ben kararımı verdim ve harekete geçtim yaklaşık 2 yıllık bir ugraşının sonucunda ,elde etmiştim aşkımı ,ama insanlar he zaman sizin onları düşündügünüz gibi çıkmıyor ,hayal kırıklıgıydı resmen,ben onu ulaşılmaz görürken dokunulmaz görürken aslında ne kadarda ulaşılır ve bi o kadar dokunulurlarmış bunu yıllar sonra yaşayarak anladım.aslında bizim aşık oldugumuz ,kişiler degilmiş,kafamızda yarattıgımız ve yüregimizde büyüttügümüz o büyük o ulaşılmaz olan ve herkesin dokunamadıgı insan imiş , ben o çocukça aşklarımı özlüyorum şimdi mahsum ve temiz ve dokunulmaz ve kirletilememiş hala bembeyaz…
Çaresiz Kalmak Buymuş…
Artık rutin bir işti benim için. Her akşam iş çıkışı seni arayıp seninle konuşurken evime doğru yürümek. inanması çok zor ama akşama kadar ki bütün stresimi, bütün öfkemi, bütün nefretimi ve bütün yorgunluğumu unutup kendimi senin sesine bırakıp yollarda sanki yürümüyor adeta uçuyordum. Zor bir gündü o gün benim için, bitmiş tükenmişliğimle soguk ve fırtınalı bir havada evime dogru yürürken yine seni aradım, sesini duymak bütün yorgunluğumu ve bütün stresimi almıştı, ta ki o son kelimeyi söyleyene kadar. Ulan insan yavaş yavaş söyler. Ulan hiçmi hatırı yok onca güzel günlerin, ben senin düşmanınmıydım? Sen benden o kadar mı nefret ediyordun? Ulan, demek yıkılmak buydu, demek çaresizlik buydu, demek bitmek buydu, ulan seni sevene, daha dün sevdigim dedigin birine nasıl ben evleniyorum dersin, telefon elimde kalakaldım bir an nefes alamadım, ölüyordum lan, dünya durmuş bir anda herşey bitmişti benim için, yürüyordum ruh gibi, yürüyordum, bir gölge gibi, hiç bir şeyi görmeden hiç bir sesi duymadan, sonlardaydım lan, o an anladım ki çaresizlik denen meret buymuş, elinden sevdigin gidiyor, ve sen çaresizsin ve sen hiç birşey yapamıyorsun , ve sen soguğa, fırtınaya aldırmadan inadına bagrınıda açıp rüzgara yürüyorsun umutsuzca, yürüyorsun olmayan sonuna, yürüyorsun ulan ölümüne…
Yine Bir Sevgililer Günü
Güzel bir 14 Şubat’la karşı karşıyayız. Sevgililer günü geldi çattı. Birbirini seven herkez güzel bir hediye veya güzel bir çiçekle sevgililerinin bu mutlu gününü kutlarken biz sevgilisiz geçireceğiz bu günü. Bu sevgililer gününde bir sevgili nasip olmadıki güzel bir çiçek siparişi verelim de sevinsin gariban.
Sevgilim yok. Olmadığı için şöyle içten-içten yazı yazamıyorum. O yüzden özür dileyerek güzel bir resimle makalemini sonunu getirmek istiyorum. Tüm sevgililerin, aşıkların, hatta bizim gibi sevgilisizlerin 14 Şubat Sevgililer Günü kutlu olsun.
Facebook Beğen Modası
Facebook’ta şimdi de “beğen” modası başlattı. Benim güzel tabirimle “dedikoducu Facebook” şimdi de her şeyin altına, yorum yap bölümünün yanına “beğen” ibaresi koyarak bir nesneyi insanların beğenisine sunmuş.
Aslında şaşırdım çünkü neler vardı Facebook’ta. İlk açtığımda bunla, şu ilişkiye başlamış yazıyordu. Altında beğen diye bir ibare vardı. Banane onla, bunun ilişkisinden. Adı üstünde diyorum ya dedikoducu Facebook.. Yok şu kişi bu etkinliğe katılıyor. Altında da beğen ibaresi. Ben onun neresini beğeneyim. Banane onun etkinliğinden. Gerçi “beğenmezsen beğenme” diyenleri duyuyor gibiyim.
Tabi o da benim inisiyatifime bağlı değil mi?
Hepimizin bir Facebook hesabı vardır. Takip etmeğe devam. Bakalım daha neler göreceğiz…
WordPress Özel Alanların Kullanımı
WordPress içerik sisteminde, admin panelinden yazdığımız yazılara resim eklemek için kullandığımız özel alanlar bölümü hakkına kısa ve açıklayıcı bir bilgi vereceğim. Çoğu kullanıcının bildiğinin kanısındaydım ama bir çok kişi bu konudan haberdar değil veya uygulayamıyorlar. Bunun için sizlere ufakta olsa bu bilgileri anlatmakta fayda olduğunu gördüm..
Admin panelinde yazı yazdığımız kısmın hemen altında yer alan bu özel alanlar bölümü iki mini kutucuktan ibarettir. Bunlar;
- Anahtar
- Değer
Anahtar kısmına WordPress’e ilk başladığınızda bir kereye mahsus “Image” yazmanız yeterli olacaktır. Daha sonraki her yazdığınız yazıda “Image” seçiminizi yaparak değer kısmına geçebilirsiniz.
Değer kısmına ise, yazdığınız yazıya eklediğiniz resimin ismini ve uzantısını yazıyoruz. (emrahca.jpg gibi). Unutmayın sadece resimin ismi ve uzantısı.
Yazılara eklediğiniz tüm resimleri kullandığınız temanın “images” klasörüne yüklüyorsunuz. Aksi taktirde yazılarınızda resimler görünmez.
Bir konuyu belirtmekte fayda olduğunu düşündüm ve yorumundan da anlaşılacağı üzere Hakkı Kurt arkadaşımın konuyu belirtmesiyle açıklama getirmek istedim.
Temanızı “özel alanlar’a” uyarlamak
Bazı temalar “özel alanlar” bölümünü desteklememektedir. Bunun için yapmamız gerekenler, kullandığımız temanın index.php dosyasını açıp aşağıdaki kodu bulmak;
<a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”<?php the_title_attribute(); ?> İçin Kalıcı Bağlantı”><?php the_title(); ?></a>
bu kod temamızın anasayfasındaki makale başlıklarını gösteren koddur. Hemen altına aşağıdaki kodu ekleyin;
<?php
$values = get_post_custom_values(“Image”);
if (isset($values[0])) {
?>
<a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”<?php the_title(); ?>”><img src=”<?php bloginfo(‘template_url’); ?>/images/<?php $values = get_post_custom_values(“Image”); echo $values[0]; ?>” alt=”" width=”60″ height=”60″ /></a>
<?php } ?>
Aynı işlemi single.php dosyasında da yapabilirsiniz. Kullanıcılar konu içeriğine girdiklerinde de makalenizin resimlerini görebilirler.
Burada kalın olarak gösterdiğim resimlerinizin genişlik ve yükseklik değerleridir. Bunu kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Artık temanız “özel alanlar’ı” desteklemektedir. Css kullanarakta güzel bir görünüm elde edebilirsiniz.
Kim Nerede Öğren
Dünyaca ünlü arama motoru Google’un mükemmel ve eşsiz bir buluşu ile kimin nerede olduğunu öğrenebileceğiz. “Google Latitude” ismi verilen sistem, yakınlarının ve arkadaşlarının trafikte kaldığı veya herhangi bir durumda sıkıştığı anlarda, adres belirlemede yardımcı oluyor. Yani onların, o an da nerede olduğunu öğrenebiliyorsunuz.
Google Latitude sistemi, Symbian işletim sistemli Nokia, BlackBerry, Windows Mobile işletim sistemli telefonlar gibi cihazlarla işleyecek. Google Latitude sayfasına girdiğinizde sistem sizden cep telefonunuzun numarasını isteyecek ve hemen yanında bulunan butona tıkladığınızda, cep telefonunuz için gerekli olan yazılımı mesaj yoluyla telefonunuza iletecektir. Programı telefonunuza kurduktuktan sonra sitemin keyfine varacaksınız.
Peki Google’un bu sisteminin tehtitleri var mı? Hayatımızda ne gibi değişikler yapacak? İnsanların bunu kötüye kullanabilme ihtimalleri var mı? Google, bunun da çaresini bulduklarını ve herhangi bir sorunla karşılaşmıyacaklarını belirtmişler. Google, kendi blogunda şu yazıya yer vermiş;
“Sadece sizin yerinizi görebilenleri kontrol etmeyeceksiniz, aynı zamanda sizin yerinizi görebilecekleri bölgeye de karar verebileceksiniz veya ‘Gizli’ moduna geçebileceksiniz”
Dolayısıyla sistemin kesimlere zarar vermiyeceğini belirtmiş. Benim düşündüğüm tek şey, Google’un bu gibi gizli sırların paylaşımı konusunda neler düşündüğü..
Minik Bir Hikaye
Bu yazımda, insanların ders alabileceği güzel ve bir o kadar da komik bir hikaye anlatmak istedim. Okuduktan sonra düşündüren, yüz ifadelerini tebessüme boğan bu hikayeden ders alacağınızı umarak ve “aa, aynı benim hayatım” dedirteceğini düşünerek bu mini hikayeyi sizlere sunuyorum.
Bir kuş, soğuk bir kış gününde yiyecek bulabilmek için kanat çırpıp duruyormuş. Hava o kadar ayazmış ki minik kuş dayanamayıp karın üstüne düşmüş. Kuş çaresiz soğuk karın üstünde ölümü beklerken, oradan gecen bir inek kuşun üstüne sıçmış. Kuş öyle bir sinirlenmiş ki, kanatları donmamış olsa, kalkıp ineği dövecek… Birde bakmış ki bokun sıcaklığı ile kanatları çözülmüş, yaşama dönmüş. Öyle bir sevinçle ötüyormuş ki, oradan geçen bir kedi bunun sesini duymuş ve boku eşeleyip kuşu çıkarmış. Kuş buna çok sevinmiş. Tam kediye teşekkür edecekmiş ki, kedi onu yemiş…
Demek ki neymiş:
· Her üstüne sıçanı düşman sanma!
· Seni her boktan çıkaranı dostun sanma!
· En önemlisi, bokun içinde mutluysan sesini çıkarma!